VAN; DOĞUNUN İNCİSİ

Van Gölünden gün batımı

 “DÜNYADA HIÇBIR GÖL, HIÇBIR DENIZ, HIÇBIR SU VAN GÖLÜ’NÜN MAVILIĞINDE OLAMAZ”

YaşarKEMAL

Doğu Anadolu bölgesinde yer alır. Nüfus bakımından bölgenin en büyük şehridir. Son yapılan nüfus sayımında 1.106.891 kişi olarak kayda geçmiştir. Sınır kentler; kuzeyden Ağrı, batıdan Bitlis, güneybatıdan Siirt, güneyden Hakkâri ve doğudan İran ile sınır komşusudur. Türkiye’nin en büyük kapalı havza gölü olan Van gölü kenarında kurulan şehir; verimli toprak ve akarsulara sahiptir. Bu verimlilik iklim koşullarını da elverişli hale getirmiştir. Dünya üzerinde yaşayan en eski yerleşim alanlarından bir tanesi olan Van şehri, tarihi milattan önce 3 bin yılına kadar gitmektedir. Tarihi kadar ekonomik şartları iyi olmayan şehrin, başlıca geçim kaynakları tarım, hayvancılık ve küçük ölçekli sanayi tipidir. Son zamanlarda bölge turizminin canlanması ile geçim kaynaklarından bir tanesi de turizm olmuştur. Sanayi gelişmişlik bakımından bölgedeki üçüncü büyük şehirdir. Demografik olarak farklı etniklerden oluşan şehir, bu özelliği şehrin kültüründe de etkili olmuş ve çok zengin bir kültüre sahiptir. İran ile sınır olması, bu ülkenin kültürünün etkisinde kalmasına olanak sağlamıştır.

Van Kalesinden bir görüntü

Tarihçe:

Van şehrinin tarihi yazılı kaynaklarda milattan önce 3000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Medeni tarihi Urartular ile başlamıştır fakat Urartu medeniyeti kurulmadan önce bölgede yaşayan yerli kabileler olarak bilinen Hurriler, maruz kaldıkları Asur saldırıları sonucunda bir araya gelerek Urartu medeniyetini kurmuşlardır. Milattan önce 612 yılına kadar varlığını sürdüren Urartular, başkent olarak Tuşpayı (Van) seçmişlerdir. Sınırlarını yukarı Murat bölgesi ile Mezopotamya’ya kadar genişleten Urartular sürekli Asurların saldırılarına maruz kalmışlardır. En parlak dönemlerini 1.Sarduri ile 1.Menua döneminde yaşayan Urartular, taş ve madencilikte çok ileri gitmiş bir ustalığa sahiptiler. 1. Sarduri döneminde Van Kalesi inşa edilmiş, 1. Menua döneminde ise halen tarımda sulama kanalı olarak kullanılan su kanalları inşa edilmiş. Urartuların varlığına 612 yılında Medler son vermiştir. Kısa bir süre Van ve çevresinde hâkimiyet kuran Medler daha sonra persler tarafından yenilgiye uğratılmıştır. M.ö.332 yılına kadar Perslerin egemenliğinde kalmıştır. Anadolu’da hızla yayınlan Makedonların karşısında tutunamayan Persler, m.ö.120 yıllarında büyük İskender’in eline geçmiştir. Şehir Büyük İskender’in ölümü ile birlikte Partların eline geçen Van, sürekli uygarlıkların kavgalarına şahitlik etmiş bir şehir haline gelmiştir. Partlardan sonra Sasaniler tarafından ele geçirilmiş ve bu Doğu Roma (Bizanslılar) arasında sürekli bir tartışmaya neden olmuştur. MS. 644 yılında Hz. Ömer orduları tarafından ele geçirilmiş ve burada yaşayan Ermenilerin desteğini alarak Ermeni Krallığı oluşturulmuş. Kral Gagik Ermeni kral olarak İslam ordusuna sadakatini göstermiş ve bunun sonucunda Akdamar Adasında kutsal haç kilisesini inşa etmiştir. Türklerin Anadolu’ya gelmesi ile 1071 yılında Selçuklu İmparatorluğuna geçen Van bir süre Eyyubilerin egemenliği altına kalmıştır. 1230 yılında Karakoyunluların eline geçen şehir, sürekli farklı devletlerarasında el değiştirmiştir. 1458 yılında Kanuni Sultan Süleyman Safevi devletini yenerek Van’ı Osmanlı egemenliğine katmıştır. 19.yy. Rus işgaline uğrayan şehir, buradaki aşiretlerin yardımı ile Ruslar buradan çıkartılmış ve 16 Mart 1921 yılında imzalanan Moskova antlaşması ile Van ve çevresinden çekilmiştir.

Koçi Bey Cami

Van doğal güzellikleri yanı sıra tarihi yapıları ile göze çarpan bir şehirdir.

Bunlar:

VAN KALESİ

Urartular tarafından bir kaya kütlesi üzerine oyularak, MÖ. 840-825 yılları arasında 1.Sardur tarafından inşa edilen kale;120 metre genişliğinde,1800 metre uzunluğunda ve 100 metre yüksekliğindedir. Kale içinde kaya oyularak tapınaklar, zindanlar, su kanalları, kaya yazıtları yani sıra Osmanlı döneminde kerpiçten inşa edilen askeri yapıları, Mahmut Süleyman bey cami vb. yapılar bulunmaktadır. Van Gölü kıyısında olan kale, Van şehrine tepeden bakacağınız en ideal noktalardandır. Kalede ayrıca perslerden kalma yazıtlarda mevcuttur. Dış surlar genellikle kerpiç (çamur, saman, sudan oluşan yapı malzemesi) ve kesme taşlardan yapılmış ve arası moloz ile doldurulmuştur. Kalenin güney kısmında eski Van yerleşkesi bulunmaktadır, Rus işgali esnasında yerle bir edilmiş olan eski yerleşkeden Koçi Bey Cami ve Hüsrev Paşa Külliyesi ayakta kalmıştır. Ayrıca Van kalesini gezdikten sonra 2019 da açılan Van Müzesini de ziyaret edebilirsiniz.

Van Kalesi

AKDAMAR ADASI VE KİLİSESİ

Akdamar adası Van/Gevaş ilçe sınırları içinde bulunur. 70 bin metre kare yüz ölçümüne sahip olan ada Van Gölü üzerinde bulunan dört adanın en büyüğüdür. Kayalık bir toprak yapısına sahip olan ada üzerinde çoğunlukla badem ağaçları vardır. Ada ile aynı ismi taşıyan Akdamar Kilisesi, ms.915-921 yılları arasında Vaspurakan Kralı 1.Gagik tarafında dönemimin mimarı Keşiş Manuel’e yaptırmıştır. Saray kilisesi olarak inşa edilen Akdamar Kilisesi, daha sonradan eklemeler yapılarak manastıra çevrilmiştir. Eklenen parçalar şunlardır; 1296-1336 şapel,1763 jamatun ve 18.yy da çan kulesi eklenmiştir.

Akdamar kilisesi

Kutsal haç kilisesi olarak inşa edilen kilise daha sonra dini eğitimin verilmesi için manastıra çevrilmiştir. Yonca yaprak planlı olan kilise özellikle her bir yönü dört incir yazarına hitaben kabartmaları tasvir edilirken, Abbasiler tarafından ermeni kralı ilan edilen 1. Gagik boş durmamış ve Abbasi halifesi Muktedir ’in oturmuş vaziyette bir elinde kadeh, diğerinde üzüm salkımı ile kilise cephesinde tasvir ettirmiştir. Bunun yanı sıra İncil ve Tevrat’tan birçok konu kilisenin cephesinde işlenmiştir. Başlıca bilindik olan birkaç tanesi şunlardır; Hz. Meryem kucağında İsa, Âdem ile Havva’nın cennetten kovuluşu, Hz. Davut ile Kral Goliat’ın mücadelesi, Samson ile Filistin ikilisi, ateşte üç İbrani genci, aslan ininde Daniel peygamber ve yunus Peygamber’in denize atılışı gibi birçok konu işlenmiştir. Kilise içinde ise Hz. İsa ile ilgili konular işlenmiştir. Çoğu freski günümüze bozulmuş bir halde gelmiştir. Kilise etrafında öğrencilerin kalması için yurt, yemekhane vb. yapılar sonradan eklenerek inşa edilmiş. 2007 yılında bakanlık tarafından restore edilerek, anıt müze olarak korumaya alınan kilise iki girişi olan ve Gevaş çevre yolundan tekneler aracılığı ile ulaşımı sağlanmaktadır. Giriş ücreti 18 TL olan müze, 18 yaş altı,65 yaş üstü, Öğretmen, şehit ve gazi yakınlarına ücretsizdir. Tekne ücreti ise gidiş-dönüş 15 TL’dir. Not: her yıl güncellenebilir.

Ah Tamara hikâyesini ayrı yazacağımız için burada konu işlenmemiştir.

HOŞAP KALESİ

Van’ın Gürpınar ilçesine 40 km uzaklıkta bulunan kale, tarihi Urartulara kadar uzanır. Günümüzdeki yapılar Osmanlılara bağlı Mahmudi aşireti reisi Mahmut Süleyman Bey tarafında 1643 yılında yapıldığını kitabesinden biliyoruz. Sarp bir kaya kütlesi üzerinde inşa edilmiş ve dış surlar, iç kale, Mahmut Bey Sarayı, hamam, sarnıçlar, zindan, mutfak vb. yapılardan oluşmaktadır. Yapılış amacı ipek yolu güzergâhını kontrol altına almak olan kale, çok korunaklı bir konumdadır. Hemen yanında bulunan Güzelsu deresi üzerinde kaleye ulaşımı sağlayan tarihi taş köprü mevcuttur. Dış surları zamana yenik düşmüş ve birçoğu günümüze kadar gelememiştir sadece surları tutan birkaç burç ayakta kalmıştır. İç kale ise ilk günkü hatları ile günümüze kadar ulaşmıştır. Kale girişi ücretsizdir ve orada bulunan karakoldan anahtarı alınmaktadır.

Hoşap Kalesi

MURADİYE ŞELALESİ

Van merkeze 80 km, Muradiye ilçe merkezine 10 km uzaklıkta olan Muradiye şelalesi ismini Bağdat seferine çıkan 4.murattan alıyor. Tendürek Dağı’ndan çıkan kaynak suların oluşturmuş olduğu bend-i mahi çayı üzerinde bulunan şelale, yaklaşık 18 metre yüksekliğindedir. Özellikle ilkbaharda karların erimesi ile en yüksek su debisine kavuşur ve harika bir manzara sunar. Kışın hava sıcaklığının 0 altına düşmesinden dolayı tamamen donan şelale gelinlik giymiş gelin olur. İlkbaharda Van gölünde yaşayan tek balık türü olan İnci Kefali balıkları yumurtalarını bırakmak için gölden şelaleye doğru suya ters yüzerler, buda bizler muhteşem bir doğa sahnesini izlettirir. Şelalenin etrafında kamp kurmak için ideal bir parkur vardır. Yeşillikler içinde kalan şelale bölgedeki nadir yeşil alanlarından bir tanesidir.

Muradiye Şelalesi

ÇAVUŞTEPE KALESİ

Van merkezine 25 km, Gürpınar ilçe merkezine 10 km uzaklıkta Çavuştepe köyü sınırları içinde kalan kale, mö.764-734 yılları arasında Urartu kralı 2.sarduri tarafından inşa edilmiştir. Bol dağı devamında kurulmuş olan kale, bir kaya kütlesi üzerinde düzgün kesilmiş kalker blokları ile inşa edilmiş. Kale kurucusunun adını almıştır. ‘’Sardurihinili’’ olarak geçen kale içinde bulunan çivi yazıtlarında tanrı İrmuşini adına yapılmış tapınak, ahır, saray, mutfak ve depolardan oluşmaktadır.

Çavuştepe Kalesi

YEDİ KİLİSE (VARAK VANK)

Erek dağı eteklerinde Bakraçlı köyü sınırları içerisinde kalan kilise, ismi gibi 7 adet kilise yoktur. Birbirine yapışık ve farklı tarihlerde yapılmış 5 kiliseden oluşmaktadır. En eski kilise olan St. Sophie kilisesi 8.yüzyılda inşa edilmiş ve St. John kilisesi 9.yy.da. Günümüze kadar ayakta kalamamıştır. Diğer 2. Grup olarak adlandırılan kiliseler 1003-1021 yılları arasında inşa edilmiştir. Bunların en büyüğü kutsal Meryem ana kilisesidir. Yonca yaprak planlı olan kilise, dıştan oluşturulmuş nişler ve köşelerde odalardan oluşmaktadır. Daha sonradan kiliseler jamaton, çan kulesi ve yatakhaneler eklenmiştir. Zamanında manastır olarak kullanılan bu kiliseler Van merkezden kolayca ulaşımı sağlanmaktadır.

yedi kilise

AYANİS KALESİ

Van gölü kıyısında Urartu kralı Argişti’nin oğlu 2.Rusa tarafından MÖ 673-672 yılında yapılmış. Tipik Urartu mimarisi özelliği taşıyan kale, bir kaya kütlesine oyulmuş olarak yapılmıştır. Urartular dışında başka iskâna rastlanılmayan kale. 2. Rusa’ya ithafen “Süphan Dağı önündeki Rusa Kenti” (Rusahinili Eiduru-kai)olarak isimlendirilmiştir. Kale 150 metre genişliğinde olup uzunluğu 400 metredir. İç kale ve dış surlardan oluşan kale içinde tanrılara adanmış tapınaklar, saray, depo, zindan ve ahırlar tespit edilmiştir.

Ayanis yazıtları

HALİME HATUN KÜMBETİ

Van Gevaş Selçuklu mezarlığında bulanan kümbet, 1335 yılında Sultan Melik İzzeddin tarafından kızı Halime Hatun için inşa ettirmiştir. Klasik Selçuklu kümbet mimarisi uygulanan kümbet,12 gen, sivri külah bir kubbe ile örtülen kümbet, iki katlı olarak inşa edilmiştir. Mezar odasına merdivenler aracılığı ile inilmektedir.

Halime Hatun Kümbeti

 İKİZ KÜMBETLER

Eski Van yerleşkesinde bulanan kümbetler etrafı boş ve sekiz sütunu sivri kemerler aracılığı ile birbirine bağlanmıştır. Sivri bir külah ile örülen çatı ve etrafı taşlar ile döşenmiş bir zemine sahiptir. Kümbetlerde sanduka bulunmaz iken bunların bir tanesi 1789 yılında vefat eden Van beylerbeyi Teymur Paşa, diğeri ise kardeşi Ahmet Paşa için 1796 yılında yapılmıştır.

İkiz kümbetler
Aşağıdan Hoşap Kalesi

VAN GÖLÜ

Türkiye’nin en büyük sodalı gölü olma özelliğini taşıyan Van Gölü, 430 km’lik bir alana sahiptir. Derinliği 451 m olarak ölçülürken suyun PH değeri %19 olarak kayıtlara geçmiştir. Üzerinde toplamda dört ada barındırmadır, bunlar Akdamar, Adır, Çarpanak ve kuş adalarıdır. Adaların hepsi turistik sit alanı olarak ilan edilmiştir. Van gölü sodalı özelliğinden dolayı çok fazla hayvan çeşitliliğine imkân vermemektedir. Balık türü olarak İnci Kefali ve 103 tür fitoplanktor,36 tür zooplanktor yaşamaktadır. Van halkı tarafından Van Denizi olarak adlandırılmıştır. Yıllarca Van gölünde canavar olduğuna inanılmış ve birçok bilimsel araştırma yapılmıştır. Canavar hikâyesi o kadar etkili olmuştur ülkede adına şarkılar bile yapılmıştır. Ali avaz tarafından seslendirilen Van gölü canavarı parçasını dinleyebilirsiniz.

Hüsrev Paşa Külliyesi

VAN MUTFAĞI

Tarihi ve kültürü kadar van mutfağıda gelişmiştir. doğadaki lezzetli bitkilerden ve doğal beslenen hayvanların et ve ürünlerini bir araya getirerek lezzet yumağı oluşturulmuştur. pers mutfağının etkisinde kalsada kendine has bir mutfak kültürü ortaya çıkarmıştır. aşağıda fotoğraflarla bu yemekleri sizlere sunalarım.

ayva yemeği
ayran aşı (gırar) çorbası
çiriş pilavi
ıspanaklı borani
helise yemeği
van balığı
kahvaltının vazgeçilmezi kavut
meşhur van keledoşu
kürt köftesi
sarımsaklı yoğurtlu kurut aşı
bulgur aşı
sengeser yemeği
murtuğa
otlu van peyniri

Yararlanılan kaynaklar:

1- https://van.ktb.gov.tr/TR-76401/van-kalesi.html

2- http://www.aktuelarkeoloji.com.tr/

3- https://van.ktb.gov.tr/

4-Anadolu uygarlıkları-Akurgal/Ekrem

4 thoughts on “VAN; DOĞUNUN İNCİSİ

Yorumlar