TARİHİN TİCARET MERKEZİ; KAYSERİ

Bazı şehirler vardır, varlıkları ile insan topluluklarına yaşamanın yanında, onlara geleceğe sağlam adımlarla basmaları için bir umut verir. Anadolu gibi kadim toprakların birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı ve birçok insana köprü görevi görerek onları başka kıtalara ulaşmalarına yardım etmiştir. İşte o kadim toprakların ilk ticaret merkezini oluşturan Mazaka, Kaisareia ya da güncel ismiyle Kayseri tarihten günümüze ticari önemini koruyarak insanlara aş, ekmek ve umut vermeye devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti İç Anadolu bölgesinin en büyük 3. Kenti olan Kayseri, 1.350.000 nüfusu ile Türkiye’nin 16. büyük şehridir. Eski bir geçmişe sahip olmasının yanında, gelişmiş sanayisi ve ülkedeki siyasetteki ağırlığı ile ön plana çıkmış. Yıllarca ülke politikasına yön veren bir şehir olmasından dolayı sürekli destek alarak büyüyen bir kent. Kayseri, tarihi kaynaklarda ilk olarak Asur kaynaklarında rastlıyoruz. Asur ticaret kervanlarının mallarını getirip takas yolu ile sattıkları Kaniş ‘deki (Kültepe) Karumlarda sattıkları ilk merkezdir.

Kültepe (Kaniş) Antik Kenti

Karumlar günümüzdeki ticaret merkezleridir,  Bu ticaret sayesinde o dönem gelişim kaydeden Kayseri bulunduğu konumu itibariyle merkezi bir konumdadır. Ülke içinde Doğu yâda Batıya seyahat edeceklerin mutlaka kullanacakları bir güzergâh üzerinde bulunması ve lojistik olarak iyi bir konumdadır. Selçuklular zamanında kervanların güzergâhı üstünde bulunmasından dolayı batıya doğru uzanan bir kervansaray rotası çizilmiş ve bu rota üzerine birçok kervansaray inşa edilmiş. Bu kervansaraylardan bazıları Kayseri sınırları ile Kapadokya bölgesindedir. Ünlü coğrafyacı Strabon, tüm Anadolu’yu gezerek ünlü kitabı ‘’Geographika’’ da Kayseri hakkında şöyle söz etmektedir; ‘’ Kapadokya’nın önemli bir kenti olan Mazaka şehri, ne amaçla buraya kurulduğu anlaşılmamaktadır. Çünkü toprağı taşlıktır ve ekim (tarım) için elverişli değildir, şehrin yanı başından geçen Melas (Karasu) ırmağı etrafındaki arazileri bataklığa çevirmiştir. Şehir korunaksız bir vaziyette inşa edilmiş ve hiçbir sur yoktur etrafında, belki de buranın kralı halkının daha çabuk zalimlerin eline düşsün diye yapmıştır. Bu şehrin kurulduğu Argaios (Erciyes) Dağı ormanlıklarla kaplı ve buradaki insanlar kerestecilikle uğraşabilirler. Yine Argaios dağının volkanlarının soğumasından dolayı sıcak su kaynakları ve düz taş ocakları mevcuttur. Belki de bu taş ocaklarından dolayı şehir buraya kurulmuştur. Öyle ki Kapadokya’nın hiçbir yerinde bu kadar düzgün taş ocağı yok ve Kapadokya Kralının sahip olduğu iki dağdan bir tanesidir Argaios Dağı. ‘’durumu böyle yorumlarken Strabon diğer yandan gerçekte olan bir şey vardır o da, İnsanlarının ticari dehaları ile nam saldıkları bir şehir olduğu ve geçmişte birçok farklı medeniyet ile halkın yaşamış olduğu topraklardan kaynaklanacak ki, Kayserililer bu özellikleri ile meşhurdur. Şuan ki ismini ünlü Roma imparatoru Julius Caesar’dan alan şehir, Luviler, Hitit, Asur, Helenler, Bizans, Ermeni Krallığı ve Türk beylikleri tarafından mesken tutulmuş bir şehir. Mö.4000 yılına kadar giden geçmişi ile hafızalarıma ışık tutmaya devam etmektedir. Kültepe yakınlarındaki Karum ( Pazarşehir) kazılarında ortaya çıkan birçok kil tablette Asurlular ile Hititlilerin yoğun bir ticari ilişkileri olduğunu ve şehir Roma Dönemine kadar insanlar tarafından yerleşim alanı olarak kullanılmıştır. Ermeni Krallığı döneminde Kral Tigranes tarafından ele geçirildikten sonra buradaki yerel halkın bir kısmı Güneydoğu Anadolu’daki şehirlere göç etmiş ve onların yerine Ermeni nüfusu yerleşmiştir. Bu olaydan sonra günümüzde birçok ilçesinde kilise ve manastır kalıntılarının bulunduğu ve şehir merkezinde birçok büyük Ermeni mahallesinin bulunduğunu biliyoruz. Daha sonradan kentsel dönüşüm ile Ermeni Mahalleleri yok olma aşamasına gelmiştir. 1915 yılına kadar Kayseri nüfusunun 3’te 1 Ermenilerden oluşuyordu. Özellikle Bünyan ilçesi Ermeni nüfusunun en fazla yaşadığı yerlerin başında geliyordu. Osmanlıdaki Ermeni olayları ve 1923 yılında başlayan nüfus mübadelesinde birçok Rum gibi Ermeniler de yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmış. Bazı Ermeni aileler Müslümanlığı seçip asimile olurken, sadece bir aile Ermeni kimliğini koruyarak bu topraklarda yaşam mücadelesi vermeye devam ediyor. Şuan çıkarılan döküm ile birçok köy ve mahallede Ermenilere ait yapılar yenileme ve koruma altına alınmayı bekliyor. Günümüzde en fazla eser bırakan medeniyetlerden bir tanesi de Selçuklulardır. Kent merkezindeki kale surları, medreseler, kümbetler ve camilerden oluşan bu eserler, Selçukluların buraya ne kadar önem verdiğinin en iyi örneklerindendir. 2. Kılıçaslan’ının kızı Gevher Nesibe Sultan tarafından tıbbı tedavilerinin geliştirildiği ve kentin önemli bir tıp merkezi haline geldiğini tarihi kayıtlardan biliyoruz.

Kayseri surları

Özellikle Emir Sultan ve Melik Gazi tarafından birçok eser yaptırılan Kayseri, Dulkadiroğluları ve Osmanlı döneminden de kalma birçok eseri görebiliyoruz. Bırakılan eserlerden anlaşılıyor ki Kayseri sadece bir ticaret şehri değil aynı zamanda bir eğitim merkezi konumundaymış. Osmanlının en önemli mimarlarından olan Mimar Sinan aslen Ermeni olup Kayseri’nin Bünyan ilçesinde dünyaya gelmiştir. Mimar Sinan gibi Kayseri şehri birçok önemli şahsiyeti ülke çapında ön plana çıkmıştır. Bunlar;

  • Mimar Sinan, 1490-1588
  • Gevher Nesibe Sultan, 1167-1206 (2.Kılıçarslan’ın kızı)
  • Şeyh Hamid-i Veli, 1372-1412 (Somuncu Baba)
  • Kadı Burhaneddin, 1345-1398 (şair )
  • Âşık Seyrani, 1807-1873 (şair)
  • Dadaloğlu, 19.yy.da yaşamış olan halk ozanıdır.
  • İsmet Özel (şair)
  • Abdullah Gül, 11. Cumhurbaşkanı

Yukarıda yazılanlardan başka birçok sinema ve halk ozanı yetiştirmiş bir şehir Kayseri.

Ekonomi:

Kent ekonomisinin büyük bir kısmını sanayiden karşılıyor. Türkiye ekonomik gelişmişlik verilerine göre 19. Sırada bulunan kayseri, sanayi, madencilik, ormancılık, tarım, hayvancılık ve ticaret gibi kollarla ekonominin çarklarını çevirmeye devam ediyor. Özellikle mobilya ve madencilik ekonominin büyük bir kısmını kapsıyor, bölgede bulunan; altın, bakır, kurşun, çinko, demir, fosfat, mermer, asbest, jips, kaolen, krom, magnezyum ve turba madenlerinin Türkiye ortalamasının çok üstüne kapasiteye sahiptir. Erciyes dağının etrafındaki ormanlık alandan sağlanan kereste ile mobilya sanayisinin yarı yakın hammaddesi buralardan sağlanıyor. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın yapıldığı şehirde, süt ürünleri ve hayvansal gıda sanayinin gelişmiş olduğu bir kent. Sucuk ve pastırmanın yüksek miktarda üretildiği şehirlerimizin başında gelir.

Kayseri Atatürk Evi

Turizm:

Kent turizmi istediği ilgiyi görmediğinden çoğunlukla kayak turizminin gerçekleştiği şehirde, Erciyes Dağındaki kayak merkezi birçok yerli ve yabancı turistin gözde merkezi. Kapadokya’ya yakın olmasından dolayı günübirlik olarak yabancı turistler tarafından tercih edilen kent. Kültür turların en zayıf geçtiği kentlerimizin başında gelmektedir. Oysaki birçok doğal ve tarihi yapıyı bünyesinde barındıran kent, yeteri kadar tanıtılmadığından ve tur şirketlerin programlarına almamasından kaynaklanıyor. Kente ulaşımın kolay olması ve merkezde barındırdığı tarihi değerleri, ilçelerinde bulunan tarihi ve doğal endeksli merkezlerin Kayseri’de rahatlıkla iki gün geçirebileceğinizi söylüyor. Ama buraların kitle olarak ziyaret edilmeleri etkili bir tanıtım ve tur şirketlerin programlarına alınmasına bağlı. Kayseri’yi ziyaret ettiğinizde görmeniz gereken yerler şöyle;

  • Atatürk Evi
  • Selçuklu Uygarlığı Müzesi
  • Ahi Evran Sanatkârlar müzesi
  • Kayseri Kalesi Arkeoloji Müzesi
  • Sultan sazlığı Kuş Müzesi
  • Kayseri Etnografya Müzesi
  • Erciyes Dağı
  • Kapuzbaşı Şelalesi
  • Kültepe Antik Kenti
  • Karum (Kemer hisar) Kazı Alanı

    Kapuzbaşı Şelalesi

Gibi yerleri ziyaret ederek tarih ve doğa ile baş başa güzel bir geçirebilirsiniz. Özellikle Kayseri mutfağının birbirinden lezzetli yemeklerinden tadarak kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Kayseri mutfağına has lezzetlerden:

  • Mantı
  • Kurşun Aşı
  • Yağlama
  • Sucuklu köfte
  • Çemenli Ekmek
  • Ayvalı tahinli yaprak sarması
  • Düğümlü tatlı
  • Yoğurt tatlısı
  • Altın kesesi tatlısı
  • Aside
  • Kayseri tiridi
  • Örgülü pilav
  • Saray pilavı
  • Çiriş yemeği
  • Cıvıklı pidesi

    Meşhur Kayseri mantısı

Gibi lezzetli yemekleri tadabilirsiniz. Yukarıda yazan yemeklerin hepsini her yerde bulmanız biraz zor fakat sadece Kayseri’ye özgü yemekleri sunan restoranlar mevcut. Özellikle yemeklerde kullanılan bir ürün var sadece Türkiye’ye değil dünyaya adını duyurmuş pastırmadan söz etmezsek ayıp etmiş oluruz. Antik dönemden günümüze bir çeşit et ile oksijenin temasını kesme yöntemi olan et sıvalama Kayseri halkı gibi Anadolu’nun birçok noktasında çeşitli baharatlar ile elde edilen hamurumsu karışımın etin üstüne sürülerek doğal bir ortamda kurumasını bekleyerek ortaya pastırma gibi lezzetin çıkmasına önayak olmuş. Türkiye’de pastırma denilince akla gelen ilk yer Kayseri’dir. Kayseri’de bulunan pastırma ve sucuk ürünlerinin satışını yapan fabrika mağazalarını ziyaret ederek daha kaliteli ve uygun fiyata sahip olabilirsiniz.

Kayseri’nin meşhur pastırması

Yorumlar