MÜHÜRZADE'DEN DEMİRAĞ’A: NURİ DEMİRAĞ

Nuri Demirağ

‘’…Demirağlarla ördük anayurdu dört baştan…’’

Nuri demirağ,1886 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde dünyaya geldi. Babası Mühürzade Ömer Bey dönemin sorgu yargıçlarından, annesi Ayşe hanım ev kadınıdır. Nuri Bey ailenin ilk çocuklarıdır,1889 yılında babasını kaybettiğinde 4 yaşındadır. Annesi Ayşe hanımla birlikte Divriği’deki amcasının yanına geçerler. Divriği Rüştiye okulunu bitirdikten sonra 1906 yılında Ziraat Bankası’nın açmış olduğu sınava başvurur ve kazanır. Sınavı geçmesinden dolayı Ziraat Bankası’nın Kangal Şubesine atanır. İki yıl burada çalıştıktan sonra terfi alarak Zara Şubesine tayin olur(1908). Aile tarafında aynı zamanda ticaret ile uğraşılan Mühürzade ailesi 1909 yılında baş gösteren kıtlıkta depolarındaki tahılları uygun fiyata satarken haklarında soruşturma açılır. Lakin daha sonra soruşturmanın yanlış yönlendirildiği anlaşılır ve yardımlarından dolayı ödüllendirilirler. 1910 yılında Maliye Bakanlığının sınavı ile İstanbul’a atanan Nuri Bey devletine ve milletine tahakkuk müfettişi olarak hizmete devam eder.

o yıllarda bir gazete başlığı

Ülkenin bulunduğu kötü durumlardan kendisi de şikâyetçidir. O dönem işgalci güçler İstanbul ve Anadolu’nun çeşitli bölgelerini işgal çabalarından, tüm Anadolu halkı gibi Nuri Bey de endişe içinde izler. İstanbul sokaklarında Osmanlı vatandaşlarına karşı yıldırma politikası uygulayan işgalciler, bir gün Nuri Bey Tatava’da gezinirken bilhassa maruz kalır. Sokakta Rum palikaryaları (kabadayıları) tarafından önü kesilip soyulunca, sinirlenerek ‘’milli haysiyet ve şerefi üç buçuk insanların ayakları altında çiğnenen bir hükümete memurluk edemem.’’ Diyerek 1920’de görevinden istifa eder. Memurluktan istifa eden Nuri Bey ticarete atanır, elindeki sermaye ile sigara kâğıdı işine girer. Tamamı yabancıların elinde olan sigara ve kâğıdı, Nuri Bey tarafından ilk millileşme girişimidir. Daha kaliteli ve uygun fiyata üretim yapan Nuri Bey, kısa sürede iyi kar elde eder.

Türk zaferi kağıt markası ve Boğaziçi köprü projesi

Kurmuş olduğu ‘’Türk zaferi’ ’markası ile koyduğu sermayenin iki katı gelir elde ederek büyük başarı elde etmiştir. Bu girişim birçok Türk’e örnek ve yol göstermiştir. Ticaret dışında müdafaa-i hukuk cemiyetine büyük katkı verir, İstanbul Maçka şubesini yöneterek milli mücadeleye önemli katkılar sağlar. Cumhuriyet kurulduktan sonrada durmayan Nuri Bey yapılan demiryolları ihalelerini alan Fransız şirketinin taahhütleri yerine getirememesinin ardından, tekrar açılan ihaleye katılan Nuri Bey, daha düşük fiyat ve kısa sürede tamamlama sözü verinde ihaleyi kapar. Bu aynı zamanda Türkler bu işi yapabilir mi? Sorusuna cevap olacaktır. Nuri Bey ve mühendis kardeşi Abdurrahman Bey ile birlikte ilk olarak Samsun-Sivas arasındaki demiryollarını yaparlar. 1926-1939 yılları arasında toplamda 1141 km’lik demir ağı örerler. Bu başarılarından dolayı Mustafa Kemal Atatürk tarafından ‘’Demirağ ‘’soyadı verilir.

Divriği demiryolu hattından bir kare

Tüm ülkede büyük bir saygınlığa ulaşan Demirağ, demiryolları dışında, 1931 yılında Boğaziçi Köprüsünün projesini çizip Atatürk’e sunarlar, bu projede boğaz üstünde köprü ve altından tüp tünelle tren yolu geçiyor. 1933 yılında Keban barajı projesini çizerek Divriği ve çevre illerin enerji ihtiyacını sağlamak amaçlanmıştır. 1934’te İzmit selüloz kâğıt fabrikası,1935’te Sümer bank fabrikası, 1937’de Karabük demir çelik fabrikası,1938’de Sivas çimento Fabrikası’nın müteahhitliğini üstlenerek kısa sürede taahhütleri yerine getirmiştir. Bu yıllarda havacılığa önem veren Türkiye Cumhuriyeti, yabancı firmalardan uçak tedariği yapar. Bunu gören Nuri Demirağ, yerli uçağın yapılmasından yana tavır alır. İlk olarak Beşiktaş’ta yer alır ve hangara çevirir. Divriği’de gök okulunu açar, dışarıdan alınan ve en fazla iki kullanımlık olan paraşütlerin, Nuri Demirağ tarafından sekiz kullanımlık kapasitede olan paraşütler üretiliyor.

Nu.D.36 uçak modeli

Havacılık sektörüne daha da önem veren Demirağ, 1937 yılında ilk yerli uçağı olan ‘’Nu. D.36’’tek motorlu uçağı üretir. Eğitim uçağı olarak üretilen bu uçağı daha da geliştirmek isteyen Demirağ, 1944 yılında ‘’Nu. D.38’’ adlı 6 kişilik yolcu uçağını üretir. Her türlü ihtiyacı karşılamaya yönelik olan bu model tüm testleri geçerek, ilk uçuşlarına başlar. İlk seferini İstanbul-Ankara arasında yapan uçak daha sonra Bursa, İzmir, Atina, Selanik’e ardından Sakarya, Eskişehir, Kayseri, Sivas ve Divriği’ye uçar. Tüm donanımıyla başarılı bir model olan ‘’Nu. D.38’’ , dünya genelinde ‘’Türk Tipi’’ uçak olarak (A) sınıfına girer. Sağlam adımlarla ilerleyen Nuri Demirağ, yurtdışındaki rakiplerinin radarına girer. Türk Hava Kurumu tarafından desteklenen ve 14 uçak siparişi verilen Demirağ, uçakların denemeyi başarıyla geçmesi kamuoyu baskısı ile tekrar edilmesi istenir.

Türk Tipi yolcu uçağı

İkinci deneme uçuşu yapılır, piste ineceği zaman hayvanlar piste girmesin diye kazılan çukura düşmesi sonucu büyük tepkiler oluşur. Pilot hatası olmasına rağmen, Nuri Demirağ’ın emekleri görmezden gelinerek proje ve uçak imalatları rafa kaldırılır. THK verdiği taahhütleri yerine getirmez ve Nuri Demirağ’ın ülkeye vermiş olduğu emekleri bir çırpıda silinir. Buna sitem eden Demirağ, Milli Kalkınma Partisi (MKP) kurarak siyasete girer.

Bir gazete başlığı

Partisinin yeterli ilgiyi görmemesi Nuri Demirağ’ın tersine dönen bahtının devam etmesine sebep olur. Partisi ilgisizlikten kapanır. 1952 yılında Demokrat Partisinden (DP) Sivas bağımsız milletvekili olarak girer ve mecliste yerini alır. 1957 yılında hayata gözlerini yumarak arkasında sayısız başarı ve katkı bırakır. Yazdığı vaziyetinde mal varlığının bir kısmını çocuklarına, diğer kısmını Türkiye Cumhuriyetine bırakmıştır.

Nuri Demirsağ uçak fabrikası

71 yıllık ömründe ülkesine ve memleketi Divriği’ye birçok iş kapısı bırakmış olan Nuri Bey, yıllar sonra aynı kaderi ilk yerli otomobili (Devrim Arabaları) yapmaya çalışacak olan başkaları yaşayacak ve üretmek isteyen, bağımlı kalmak istemeyen bu ülkenin insanına yine bu ülkenin insanı karşısında durarak engelleyecektir. Onuncu yıl marşında geçen,’’ Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan’’ sözü de Nuri Demirağ’ın çabasından geldiği söylenir.

Divriği’deki Mühürzade Konağı

Yorumlar