MEZARLIĞINDA TARİH YATAN ŞEHİR, AHLAT

 

#Ahlat, Doğu Anadolu’nun her bölgesinde ölmeden önce görülmesi gereken yerler vardır. Ahlat bir çok özelliği ile onlardan bir tanesidir. Bir gün olurda yolunuz doğu Anadolu bölgesine düşerse mutlaka Ahlat’ı görmeden dönmeyin. Ahlat, sizleri bir zaman tüneli gibi tarihin odak noktasına taşıyacaktır.

İsim anlamı

Kelime kökeni olarak yaban armudu anlamına gelen ve bulunduğu coğrafyada isminin hakkını veren bir ilçedir. Bitlis’in Van gölü kenarında bulunan üç ilçesinden bir tanesi olan Ahlat, Tarihi, doğası ve barındırdığı hayvan çeşitliliği bakımından en güzelidir. Van gölü çevresinde bölgeye hâkim bir konumdadır. İlçedeki yapılar, tarihi yapılar ile bir ahenk içinde inşa edilmiş tamamı düşük kat yapılardan oluşmaktadır. Ayrıca bölgeye has olan Ahlat taşının bu yapılarda kullanılması ayrı bir görsel güzellik sunmaktadır.

Yaban Armudu

Yüzünüzü Ahlat’a çevirdiğinizde, sol tarafınızda ihtişamlı bir yükselti görürsünüz. Bu, Anadolu’nun Ağrı Dağından sonraki en büyük dağı olan Süphan Dağıdır. Yüksekliği 4058 metredir. Bir başka yüksek dağ olan Nemrut Dağı, 3050 metre yüksekliği ile Van Gölünün bir diğer bekçisi konumundadır. Zirvesindeki Nemrut Krater Gölü ise 4 km’lik alanı ile dünyanın en büyük ikinci krater gölü konumunda. İşte böyle önemli göller bölgesinde bulunan Ahlat, çevresinin vermiş olduğu avantaj ile tarih boyu ikamet merkezlerinden olmuştur.

Süphan Dağı

Tek canlı çeşidi İnci Kefali

Dünyada sadece iki yerde yaşayan İnci Kefali balığı, ülkemizde sadece Van Gölünde yaşamaktadır. Tabi ki bu sabit bir bilgidir. Aslında inci kefali, Ahlat yakınlarında bulunan bir diğer göl olan Nazik Gölünde de yaşamaktadır. Üreme mevsimi geldiğinde ( Nisan-Mayıs) doğada nadir karşılaşılan bir olaya şahit olursunuz. İnci kefalleri Van Gölünden akarsulara ve göllere göç ederken ters akıntıya doğru yüzerek kayalık bölgelere ulaşmaya çalışırlar, bu fotoğraf tutkunları için paha biçilmez anlardandır. Van Gölü bilindiği üzere dünyanın en büyük sodalı gölüdür ve Türkiye’nin de en büyük kapalı havzaya sahip gölüdür. Ahlat civarındaki Nemrut volkanik dağının patlaması sonucu meydana gelmiş bir volkanik göldür. Göl suyunun PH oranı 9,8’dir. Bu nedenle kışları sert geçen iklime rağmen göl donmamaktadır. Suyu sodalı olduğu için içinde çamaşır yıkanabilir. Gölün denizde yüksekliği yaklaşık olarak 1646 metredir. Ortalama Derinliği 171 metre, en derin yeri ise 451 metredir. Göl üstünde dört adet ada mevcut, bunlar Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adalarıdır.

İnci Kefali Balığı

Taşlara işlenmiş tarih

Ahlat’ın en meşhur ve gözde eserleri genellikle Selçuklu ve Beylikler döneminden kalma eserlerdir. Herkes tarafından bilinen ve birçok ziyaretçinin akınına uğrayan Ahlat Selçuklu Mezarlı ve Kümbetlerdir. Özellikle sütunlu kümbetler bakımından Türkiye’de tek olan Bayındır Kümbetinin yanı sıra beylikler döneminden kalma birçok kümbet bulabilirsiniz. Sadece kümbet ve mezarlardan oluşmuyor tabi ki, Ahlat kalesi, Bayındır Köprüsü, İskender Ali Paşa Cami gibi birçok Cami, Kümbetten oluşmaktadır.

Emir Bayındır Kümbeti

Tarihi 3500 yıl eski olan Ahlat

Bu şirin ilçenin tarihi oldukça eskidir. Tarih boyunca doğudan batıya, batıdan doğuya yapılan göçlerin etkisinde kalmış ve bu nedenle birçok kral v e hükümdarların ilgi odağı olmuştur. Bunun en önemli nedeni ise, Ahlat’ın göç yolları üzerinde oluşudur. MÖ 1500 yıllarında ilçe Asur devletinin bir uç beyliği olarak gözükür. Daha sonra MÖ 900 yılları civarında bölge Urartu devletinin egemenliğine geçer.  Tarihi kayıtlara göre Urartu döneminde Ahlat’ın hakimiyeti Hilatoslar’ın elindedir. Daha sonra tüm Anadolu’yu etkileyen Pers akınlarına yenik düşen Ahlat, Büyük İskender’in Persleri bozguna uğratması ile MÖ 4. Yüzyıllarda İskender’in hakimiyetine geçer. İskender’in vefatından sonra da Ahlat Beyliği Alatos hakimiyetine tekrardan geçer. Alatos Beyliğinden sonra Roma ve Bizans hâkimiyetinde devam etmiştir. MS 7. Yüzyılda İslamiyet’in yayılması ile Arapların eline geçmiştir. Daha sonraları bir süre Akkoyunlu Hâkimiyetine geçen ilçe, 1473 yılında Fatih Sultan Mehmed ’in Akkoyunlu Beyi Uzun Hasan’ı Otlukbeli Savaşı’nda yenmesi ile Osmanlı idaresine geçmiştir.

Selçuklu Mezarları

Birbirinden bağımsız mahalleler

Ahlat’ın bir diğer ilginç yanı ise mahallelerinin birbirinden bağımsız olmasıdır. En batıdaki mahalle ile doğudaki mahalle arasında 10 kilometrelik mesafe var. Bu mahallelerin isimleri sırasıyla şöyledir; Ergezen, Harabeşehir, İki Kubbe, Kale, Kacer, Kırklar, Kulaksız, Tatlısüleyman ve Tunus.

Ahlat’ın en önemli özelliklerinden biri olan Ahlat taşı gibi, ceviz ağacından ahşap baston imalatı da ilçenin ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır.

Ulaşım

Ahlat bulunduğu konumu bakımından karayolu, Demiryolları ve havayolu ulaşımda kolaylıkla ulaşılabilir. Özellikle Tatvan ve Erciş karayolu ve yine Van gölü ekspresi ile Tatvan’dan inip 20 dakikalık bir yolculukla ulaşım sağlanabiliyor. Havayolu seçeneği ise uçak ile Van’a gidip oradan feribot ya da karayolu ile ulaşılabilir.

Konaklama

İlçede pek konaklama alternatifleri bulunmamakla birlikte, Van Gölü kenarında Öğretmenevi ya da yakınındaki Tatvan’da seçenekler daha müsait durumdadır.

Yiyecek-içecek

Doğu Anadolu’ya has olan kırmızı et ve baklagillerden oluşan yemekler temel tüketim seçenekleridir. Özellikle Bitlis’e has Büryan Kebabını yemenizi tavsiye ederiz.

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar