KÖROĞLU VE KİZİROĞLU MUSTAFA BEY’İN HİKÂYESİ

Kiziroğlu Mustafa Bey

Köroğlu batı Karadeniz’de yaşamış ve zalim Bolu Bey’inden babasının intikamını almaya yemin etmiş bir kahramanlık sembolüdür, Kiziroğlu Mustafa Bey ise Doğu Anadolu’da Kars’ta yaşamış adaleti ve mertliği ile namı yayılmıştır. Bu iki kahramanın ortak noktaları birbiri ile olan amansız mücadelelerini sizler için kaleme aldık. Öncelikle Köroğlu Ruşen Ali’nin hikâyesi ile başlayalım.

Babası Yusuf zamanın Bolu Bey’i olan Süleyman Bey’in seyisidir ve yetiştirdiği atlar ile ün salmıştır. Bolu Bey’i Süleyman, seyis Yusuf’tan en güzel atı bulmasını ve ona getirmesini emreder. Yusuf en güzel atların sulak arazilerde olacağını düşünerek, Fırat nehri kenarında otlayan atlara yönelir. Elazığ dolaylarına giden Yusuf, burada otlayan cılız bir tay görür. Bu tayın gün gelecek bir küheylan olacağını düşünür ve satın alır. Satın aldığı tayı alarak yola çıkar, uzun bir yolculuktan sonra bolu vilayetine ulaşır. Büyük bir heyecan ile aldığı tayı beye sunar. Karşısında cılız ve çirkin bir tay gören bolu beyi sinirlenerek ‘’bre kendini bilmez sen benimle alay mı? Geçersin! ’der. Bey’in bu çıkışı karşısında fikirlerini anlatmaya çalışır ama nafile bir kere sinirlenmiş bey, hemen askerlere emir verir ‘’bu gözleri bozulmuş adamın gözlerini açın!’’ der. Yusuf, Bey’in emri ile gözlerine mil çekilir. Gözlerini kaybeden Yusuf kendisi ile getirdiği taya bindirilerek köyüne yollanır. O dönem 15 yaşında olan Ruşen Ali, at üstünde perişan bir halde gelen babasını attan indirir. Kendine gelen Yusuf oğluna ‘’gün gelecek ve intikamımı alacağım ‘’diyerek yemin eder. Gözleri görmeyen Yusuf satın aldığı tayı kendi yöntemleri ile hazırlamış olduğu doğal bitkiler ile yetiştirir. Tay büyür, bir küheylana dönüşür, bu esnada Ruşen Ali de büyümüştür. İntikam ateşi ile yanan Yusuf, bir gün rüyasında hızırı görür. Hızır Yusuf’a’ ’Bingöl dağlarından ( Aras nehri) gelen su üstünde üç köpük belirecektir. Üç köpüğü içtiğinde Bolu Bey’inden intikamını alman için kuvveti, gençliği ve yiğitliği kendinde bulacaksın’ ’der. Sabah uyanan Yusuf, Ruşen Ali’ye rüyasını anlatır. Baba-oğul yola çıkarlar. Aras Nehri kenarına gelen Yusuf ve Ruşen Ali orada beklemeye koyulurlar. Bir süre sonra hızırın dediği gibi su üstünde üç köpük belirir. Ruşen Ali babasına söylemeden içer. Kendisini iyi hisseden Ruşen Ali babasına köpükleri içtiğini söyler. Bunu duyan Yusuf çok üzülür ama bir yandan da sevinir çünkü intikamını oğlunun alacağını düşünür. Köylerine dönerken Yusuf halsiz düşer artık iyice yaşlanmıştır. Çetin bir hastalıktan sonra Yusuf hayata gözlerini yumar. Bunun üzüntüsü ile Ruşen Ali babasının intikamını alacağına dair yemin eder. Ruşen Ali dağlara çıkar ve zenginlerden haraç almaya başlar. Kısa bir sürede namı tüm vilayete yayılır ve bölgedeki beylerin çoğunu kendi egemenliğine bağlar. Bir gün ormanlık alanda dolaşırken bir kervanın soyulduğunu görür ve müdahale eder. Babasının gözlerinden dolayı bölgede namı Köroğlu olarak anılmaya başlamıştır. Soyulan kervanın sahibi Bolu Beyi Süleyman, Köroğlu’nun mallarını kurtardığını duyar ve bu baba yiğidi tanımak için düzenlemiş olduğu bir şölene davet eder. Bolu Bey’inin vermiş olduğu şölene katılmak için saraya giderken yol üstünde bir kadın sesi duyar. Sesin geldiği kaleye doğru ilerlediğinde hayatında görmediği kadar güzel bir kadını karşısında görür. Kadın ile yaptığı sohbetten sonra kadının Bolu Bey’i Süleyman’ın kız kardeşi Hüsnü Bala olduğunu öğrenir. Bir gün onu kurtaracağını söyler ve yoluna devam eder. Şölenin yapıldığı saraya ulaşan Köroğlu, sırası ile tüm pehlivanları deviren Bey’i görür. Büyük bir mutluluk ile tahtına oturan bey, Ruşen Ali ile tanışmak ister, Bey’in huzuruna çıkan Köroğlu kimliğini açıklar ve yıllar önce babasının gözlerine haksızca mil çektirmiş olduğunu, babasının öcünü almaya geldiğini söyler ve kılıcını çekerek Bey’in başını alır. Yıllarca haksız bir şekilde fakiri sömüren zalim Bolu Bey’inin saltanatına son vermiş olan Köroğlu’nun sazından şu dizeler dökülür.

Bizden selâm olsun Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından, kalkan sesinden
Dağlar sada verip seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.

Benden selam olsun Bolu Beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
At kişnemesinden kargı sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Köroğlu düşer mi eski şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kırat köpüğünden düşman kanından
Çevre dolup şalvar ıslanmalıdır

Köroğlu

Köroğlu Heykeli-Bolu

Babasının intikamını alan Köroğlu kır atı ile vilayet vilayet gezer durur. Çin dolaylarına doğru giderken Kars’ta mola veren Köroğlu, Burada Kiziroğlu Mustafa Bey ile aralarında büyük bir mücadele ortaya çıkar. Kars’ın Susuz ilçesine bağlı Kizir köyünde yaşayan Kiziroğlu Mustafa Bey, bölgede önde gelen güçlü bir aileye mensuptur. Bulunduğu yörede adaleti sağlayan, yiğitliğine yiğitlik katmıştır. Halk tarafından çok saygın bir makamda olan Kiziroğlu Mustafa Bey, adaleti sağlamak için bir süreliğine Kars dışına çıkar. Bu esnada Kars’a gelen Köroğlu Kısır Dağlarından akan Ferro Deresinin kenarına bir kale inşa eder. Kiziroğlu’ndan habersiz olan Köroğlu, buradaki adaleti kendisinin sağlayacağını düşünerek yaşar. Ala paça atı sırtında köyüne dönen Kiziroğlu, köyünün karşısında bir kale yapıldığını görür. Bir hışım ile kalenin kapısına dayanan Kiziroğlu bu cüretkârın kim olduğunu bir an önce öğrenmek ister. Birbirilerinden haberleri olmayan bu iki yiğit, amansız bir mücadeleye girişirler. Günlerce kavga ederler ama yenişemezler tabi bu esnada atları Ala paça ile Kırat da kavga etmektedirler. Uzun süren kavga sonucunda Ala paça Kıratı yener. Bunu gören Kiziroğlu ‘’ atım Köroğlu’nun atını alt etti, ben Köroğlu’nu alt etmezsem halim nice olur’’ der kendi kendine. Mahcup olmak istemeyen Kiziroğlu hızlı bir şekilde Köroğlu’nu altına alır ve kamasından hançerini çıkarır. Tam Köroğlu’na saplayacakken, Köroğlu dur yiğidim’’ karım ve askerlerim ile vedalaşayım’ ’der. Yiğitliğin vermiş olduğu terbiye ile tamam der. Kalesine dönen Köroğlu sazını eline alır ve şu dizeleri döker karısına;

Bir hışm ile geldi geçti peh peh peh peh
Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey heey
Hışmı dağı deldi geçti
Ağam kim?
Paşam kim?
Nigâr kim?
Gözüm kim?
Hanım kim?
Kim, kim?

Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu
Zor Bey’in oğlu
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu
Zor Bey’in oğlu

Vay ben ona eş olaydım
Peh! peh! peh! peh!
Anadan onbeş olaydım hey, hey, heeeyy
Keşke onunla kardeş olaydım
Ağam kim?
Paşam kim?
Nigâr kim?
Gözüm kim?
Hanım kim?
Kim, kim?

Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu
Zor Bey’in oğlu
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu
Zor Bey’in oğlu

Bir atı var ala paça peh peh peh peh
Mecal vermez kırat kaça hey hey heey
Az kalsın ortamdan biçe
Ağam kim?
Paşam kim?
Nigâr kim?
Gözüm kim?
Hanım kim?
Kim, kim?

Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu
Zor Bey’in oğlu
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu
Zor Bey’in oğlu

Hay edende hayâ teper peh peh peh peh
Huy edende huya teper hey hey heey
Köroğlu’nu suya teper
Ağam kim,
Paşam kim,
Nigâr kim?
Gözüm kim?
Hanım kim?
Canım kim?
Kim, kim?

Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu
Zor Bey’in oğlu
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu
Zor Bey’in oğlu

Bu dizeleri işiten Kiziroğlu çok duygulanır ve Köroğlu’nun da kendisi gibi bir yiğit olduğunu düşünür. Dışarı çıkan Köroğlu dizleri üstüne çökerek başını eğer Kiziroğlu karşısında. Kiziroğlu onu kaldırarak sarılır ve kendisini affettiğini söyleyerek şu sözleri yüzüne söyler’’ her kim yiğit doğa, gelir bana gardaş ola’’. Anadolu’nun değerli âşıklarından sn. Murat Çobanoğlu tarafından derlenen bu eseri dinleyerek, Kiziroğlu Mustafa Bey ile Köroğlu arasında oluşmuş olan bu dostluğu sizlerde hissedebilirsiniz.

Bolu girişindeki Köroğlu Heykeli

Yararlanılan kaynaklar:

1-http://www.turkuler.com/hikayeler/turku-hikayeleri_bir_hisminan_geldi_gecti_kiziroglu.html

2-https://www.bolu.bel.tr/koroglu/

3-Kiziroğlu Mustafa/ Özdek-Refik/ötüken yayınları

5 thoughts on “KÖROĞLU VE KİZİROĞLU MUSTAFA BEY’İN HİKÂYESİ

  1. Elde ettiğin bu başarı sana ve bazılarına göre küçük bir başarı olarak gelebilir ama sakın unutma ki zirveye giden yol atılacak küçük bir adımla başlar.

Yorumlar