KAUNOS ANTİK KENTİ

‘’Eğer mükemmel bir konfederasyon cumhuriyeti örneği vermem gerekse Lycia (Likya)’yı gösteririm.”

Montesquieu

caretta caretta

Bir kent hayal edin, ormanlar içinde göllerle süslenmiş karada olmasına rağmen, deniz ile bağlantısı kopmamış, dağlarla korunan ve denizlere hâkim, bulunduğu bölgede güvenlik ve güvencenin teminatı olarak yaşamına devam etmiştir. Bu özelliğinden dolayı birçok uygarlığın dikkatini çekmiş ve birçok çetin savaşa ev sahipliği yapmıştır. Evet, söz ettiğimiz kent Muğla’nın Ortaca ilçesinde Dalyan mahallesinde ormanların arasında Köyceğiz ile Akdeniz’i birbirine bağlayan Dalyan çayı üzerinde kurulmuş Kaunos antik kentidir.

Akropolis

Tarihi milattan önce 3 bin yılına dayanan kent, günümüzde birçok parçası Dalyan çayının taşıdığı alüvyonların altında kalmıştır. İlk yerleşim yeri olarak Karya kenti olan Kaunos, sırası ile Pers, Helen, Roma ve Bizanslılara ev sahipliği yapmıştır. Coğrafyacı Strabon, ‘’kent, kapatılan bir limana ve tersanelere sahiptir.’’ Diye bahseder. Arkeoloji kazılarına 1966 yılında başlanan kent, milattan önce 9.yüz yıla dayansa da, etrafında neolitik çağına ait birçok mızrak ucu ve kesici taş malzemesine rastlanmıştır. Günümüzde Dalyan çayı kenarındaki 80 derecelik kayalara oyulmuş kral kaya mezarlarının oluşturduğu görüntü, kralların teknedeki insanları selamlama merasimi gibidir. Özellikle Karya kentleri arasında Xanthos kenti ile birlikte Perslere karşı verdikleri mücadele tarihe not düşmüştür.

Baselius Kral Tapınağı

Kral Mausolos döneminde en güçlü dönemini yaşamış, Akdeniz köle ve incir ticaretinde söz sahibi olmuştur. Liman kenti olması ve Dalyan çayı aracılığı ile kente ulaşılması kente avantaj sağlamış, karşı saldırılara önlem olarak kalın zincirlerle suyun önü kesilerek kayıkların yukarıya ulaşması engellenmiştir. Yukarı şehrin (Akropolis) yüksek rakımda olması ve geniş bir terasa sahip olması şehri daha da korunaklı hale getirmiştir.

Apollo Tapınağı

Akropolis ’in aşağısında bulunan Sülüklü göl ve bataklıklar şehrin başına birçok bela getirmiştir. İncirin böcek çekmesi sebebiyle kentte ortaya çıkan sıtma hastalığı incire bağlanmış ve bu meyvenin ticareti durma noktasına gelmiştir. Bu yanlış anlaşılma asırlar boyunca devam etmiş, 1948 yılında yapılan araştırma ile şehrin etrafındaki bataklık ve gölde bulunan sivrisineklerin sıtmaya sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Her şeye rağmen birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Kaunos antik kenti, farklı dönemlere ait birçok eser günümüze kadar gelebilmiştir.

Dalyan Çayı ve Kral Mezarları

Bunlar, yunan dönemi güreş okulu Palaestra, Roma dönemi Apollo Tapınağı, Demeter Kutsal alanı, Likya Kral Mezarları, Roma hamamları ve tiyatrosu, Karya Baselius Kaunos Tapınağı, Bizanslılara ait kiliseler vb.dir. Ayrıca kazılarda bulunan sikkelerin üstünde bulunan ‘’K’’ ve ‘’B’’ harflerinin yer alması, Kaunos’un ilk ismi ‘’Kbid’’ olduğu anlaşılmıştır.

Demeter Kutsal Alanı

Ayrıca MÖ. 150’ye ait, kentin sokak ve caddelerinin yönlendirilmesi ile göze çarpan rüzgâr yönlerinin saptanması için ölçüm platformu bulunuyor. Zamanla deprem ve suların taşıdığı alüvyonların harabeye dönüşen kenti toprağa gömmüştür. Son olarak Bizanslılar tarafından kullanılan şehir cazibesini kaybetmiş ve kaderine terk edilmiştir. Gelişen turizm pazarının gözde destinasyonlarından olan Dalyan, her yıl binlerce ziyaretçi ağırlıyor.

Mavi Yengeç

Ulaşımın Dalyan çayı üzerindeki tekne ve köy yolları ile sağlandığı ve İz tuzu plajı ile Akdeniz’e bağlanan Kaunos, tarihi, doğası ve yaban hayatı ile ziyaretçilerini cezbetmeye devam ediyor. Sizlerde yolunuz Kaunos’a düşerse tarihi yapıların arasında gezerek, Dalyan çayında teknede mavi Yengeç’i tadabilir, altın tuzu ile serilmiş İz tuzu plajında güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

İz tuzu Plajı

3 thoughts on “KAUNOS ANTİK KENTİ

  1. Muğla’nın en güzel yerlerinden; tarih, doğa, deniz…Kaunos Antik Kenti yazısı için teşekkürler Anadolunun Hikayesi..Kaunos, Byblis Efsanesi eşliğinde manzarası ve günbatımı ile gezilmeye değer..

Yorumlar