İKONİONLU ( KONYA) THEKLA; HRİSTİYANLIĞIN İLK KADIN MİSYONERİ

Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra İsa takipçileri üzerinde baskı gittikçe artmaya başlar. Bir tarafta Romalılar diğer tarafta ise Yahudi lobisinin baskıları sonucu Hz. İsa’nın havarileri Anadolu’nun farklı bölgelerine dağılarak İsa’nın öğretilerini insanlara anlatmaya çalışırlar. Aynı zamanda yeni öğrenciler yetiştirerek misyonerliğin daha da geniş coğrafyalara ulaşmasına vesile olurlar. Tarsuslu Pavlus, İsa yaşarken ona karşı sert bir muhalefette bulunmuş. İsa göğe yükseldikten sonra ise, onun yoluna dönmüş ve İsa öğretisinin yayılmasına öncülük edenlerden olmuştur. Pavlus daha sonradan Mesih inancına döndüğü için kendisini 13. Havari ilan etmiştir. Son akşam yemeğinde Hz. İsa ve arkadaşlarına ihanet ettiği için Yahuda havarilikten çıkarılmıştır. Son akşam yemeğinde 13 kişi olduğu için Hristiyanlıkta 13 sayısı uğursuz sayılır. O zamanlar günümüzde olduğu gibi erkek ağırlıklı bir inanç sistemi vardı ve kadının çok fazla rolü yoktu. Genellikle yasaklar kadınlara yönelikti.

”Kutsal Teslis” yapan Pavlus

Aslında günahların başlangıcı da kadına mal edilmeye çalışılıyordu. Hal böyle olunca dinin yayılmasında da kadın yer alamıyor ve sadece erkeklerden oluşan bir misyonerlik sistemi işliyordu. Azize Thekla bu sistemi yıkacak ve kadınların da Mesih inancını yaşayabileceği ve onu geniş kitlelere yayabileceğini göstermiş ilk kadınlardandır. Halen günümüzde onun öğretisini ve yaşamını kitaplardan çıkarmaya çalışan din adamları mevcuttur. Din üzerine tartışmalar devam ederken, Thekla bir azize mi yoksa değil mi? Diye tartışılmış ve birçok din önderi onun azizeliğini kabul etmemiştir. Biz Thekla hakkındaki geniş hikâyeyi Seleukeialı bir vatandaşın yazmış olduğu iki ciltlik bir kitaptan biliyoruz. İlk cilt ‘’Pavlus ve Thekla’nın işleri’’ bölümünden oluşmaktadır. Geniş bir konu kapsamı bulunan kitap, daha sonra kilise babaları tarafından kendi yazılarında kullanmışlar. Birçok inançta olduğu gibi Thekla’nın hayatı da kutsalı arayan ve sonunda iyi ruh hali sayesinde buna ulaşan bir profilde yazılmıştır. İnsanlara verilmek istenen mesaj gayet nettir:’’ İyi olursanız, Tanrıya sığınıp o’nun yolundan giderseniz, sonunda huzura ve mutluluğa kavuşacaksınız.’’ mesajını vermektedir. Gelin Thekla’nın hayatını ve bu yola nasıl kendini adamış, onu sizler için detaylı bir şekilde yazalım.

Aziz Pavlus’un seyahatleri

‘’Çok uzun yıllar önce, Anadolu’nun İkonion (Konya) şehrinde ay parçası kadar güzel, saçları kestane renginde, gözleri Torosların ötesindeki Akdeniz’in parlak mavisinde, Thekla adında genç bir kız yaşar. Onunla evlenmek isteyen pek çok genç her gün Thekla’nın annesiyle oturduğu evin kapısını çalar. Annesi bunların arasından yakışıklı, güçlü ve iyi bir ailenin çocuğu olan Tamyris’i seçer. Yakın bir zamanda evleneceği için Thekla, gelen giden tarafından rahatsız edilmesin diye evin üst katındaki odasına kapatılır. Odasından sadece bahçeye bakarak günlerini geçiren Thekla, bir ara komşusu Onesiphoros’un arka bahçesinden gelen konuşmaya tanık olur. Genç kız sesin geldiği yöne dikkat edince sakallı orta yaşlı bir adamın yaklaşık on oniki kişilik gruba konuştuğunu görür. Yeri göğü yaratan bir Tanrıdan söz eden bu adam, tek gerçek ilahın Tanrı olduğunu ve O’nunla barışılması gerektiğini anlatır. O Tanrı’nın İsa adında bir oğlu olduğunu ve İsa’nın bizim günahlarımız için ölüp dirildiğini söyler. Sakallı adam İsa’nın sevgisinden, sabrından, yüceliğinden söz ederken Thekla’nın yüreğinde sıcak bir özlem oluşmaya başlar. Thekla, Pavlus diye adlandırdıkları bu adamdan Tanrı ve İsa hakkında daha fazla öğrenmek için gizlice evden ayrılıp komşularının evine gider. Sonraki günlerde Pavlus, Thekla ile arkadaş olup, genç kıza Hristiyanlık inancıyla ilgili daha fazla bilgiler verir. Thekla annesine benimsediği yeni inancı açıklayıp ayrıca Tanrı için bekâr kalmak istediğini söyleyince, Theokleia kızının bu kararına çok öfkelenir. Bu karar onun hesaplarını bozar. Şehrin en zengin ailesinin oğlu Tamyris’in damadı olmayacağını düşünmek bile istemez. Thekla’nın annesi Theokleia, Tamyris’in evinin yolunu tutar ve olup bitenleri anlatır. Kendilerince genç kızın aklını tekrar başına getirmeye karar verirler, ama sonraki günlerde sarf ettikleri tüm çabalar ve yalvarmalar boşa gider. Thekla kesin kararlıdır; İsa’yı ve Pavlus’u bırakmayacak ve hep bakire kalacaktır. Thekla’nın umudunu kesmeyen Tamyris’i, Pavlus ’un yoldaşları olan Demas ve Hermogenes’i bulup onlara yüklü miktarda para verir. Rüşveti alan ikili, Pavlus’u terk edip ayrıca Tamyris’e, Romalı makamların Pavlus’a nasıl bir suçlama yükleyebileceklerini söyler. Kısa süre sonra tutuklanan Pavlus hapise atılır. O’nu orada

ziyaret eden Thekla, Pavlus ’la beraber yargılanmak için hâkimin karşısına getirilir. Pavlus kırbaçlandıktan sonra aşağılanmış bir şekilde şehirden uzaklaştırılır. Thekla ise öz annesinin ısrarı üzerine yanan ateşe atılacaktır, fakat bir mucize ile boşalan sular ateşi söndürür. Ölümden kurtulan genç kız Pavlus’u aramak üzere Pisidia-Antiocheia ( Isparta – Yalvaç) doğru yola çıkar. Günler sonra Pavlus’u ve ailesiyle birlikte Onesiphoros’u kendi ve kurtuluşu için bir mağarada dua ederken bulur. Ölümden nasıl kaçabileceğini söyleyen Thekla, vaftiz olmak ister ama Pavlus, inancı daha çok kanıtlanana kadar bu eylemi erteler. Sonra Pisidia Antiocheia’sına inen Pavlus ve Thekla yolda şehrin başkahini Aleksander’e rastlar. İmparator’un hizmetlisi Aleksander, Thekla’nın güzelliği karşısında kendisini tutamayıp ona dokunmak ister. Thekla kendisini savununca adamın şapkası yere düşer. Buna sebep olan Thekla ‘’sacrilegium’’, yani en kutsala ya da kişiye karşı suç işlemiş sayıldığından, Romalı yargıç tarafından vahşi hayvanlara atılmak üzere mahkûm edilir. Arenaya bırakılan ilk vahşi hayvan dişi bir aslandır, ama o Thekla ’ya hiç dokunmaz. Sonra gönderilen hayvan kocaman bir ayıdır. Dişi aslan ayıyı yakalayıp öldürür. Yeniden bırakılan bir aslan, Thekla ‘ya saldırınca hayvanlar birbirilerini öldürürler. Thekla ‘ya hiçbir şey olmaz. Bunun üzerine kızcağızı soyup parçalanması için birbirinden ters yöne hareket eden iki boğaya bağlarlar. Ama bir bulut Thekla ’yı seyircilerin gözlerinden gizler ve hayvanlar öne doğru fırlamadan, bakireyi onlara bağlı tutan ipler üzerlerine düşen bir ateşle kopar. Kraliçe Tryphaena Thekla ‘yı kurtarmaya karar verir ve genç kıza yoksullara verilmek üzere yüklü bir para emanet eder. Pavlus’u aramaya koyulan Thekla onu bulunca, ondan Tanrı’nın sözünü öğretme görevini alır ve İsaureia’daki Seleukeia’ya ( Tarsus) yerleşir. Yaşamanın geri kalan kısmını orada geçiren Thekla, insanlara Tanrı’yı öğretir, yoksullara bakar ve hasta olanlara şifa vererek dertlerine derman olur. Thekla’nın hizmeti sayesinde o yörede hiç hasta kalmaz ve Tarsus’taki doktorlar işsiz kalır. Uzun yıllar sonra Thekla’ya kötülük yapmak üzere iki genç kaldığı mağaraya gelince yer açılır ve yaşlanmış bakireyi onların gözleri önünde içine alıp gizler. Azize bir daha kimseye görünmez ama geride nicelerine şifa veren kutlu başörtüsünü bırakır.’’(R.Clarke, Thecla of Asia Minor, Leeds,2004)

Azize Thekla’nın yaşadığı mağara

Hikâyeyi yazılmış hali ile sizlere aktarmaya çalıştık. Tek ümidimiz sizlerin beğenmesi ve çevrenizle paylaşarak bizlere de katkıda bulunmanızdır. Keyifli okumalar dileriz…

Aziz Pavlus Kilisesi- Konya

3 thoughts on “İKONİONLU ( KONYA) THEKLA; HRİSTİYANLIĞIN İLK KADIN MİSYONERİ

Yorumlar