BALIKLIGÖL;İNANÇLARIN BİRLEŞTİĞİ NOKTA

Balıklıgöl Halil-ur Rahman

Balıklıgöl, Şanlıurfa merkezde Urfa kalesinin yanında geniş bir yeşil alan içinde iki ayrı havuzdan oluşan, etrafında ibadet merkezleri ve Pazar yerlerinin oluşturduğu bir yaşam alanıdır. Her inançta olduğu gibi İslam inancında da burada yaşanılan önemli olaydan dolayı kutsal olarak kabul edilir. Hikâyenin Babil kralı Nemrut ile üç büyük dinin babası Hz. İbrahim arasında geçen yer olarak bilinir ve Müslümanlar için kutsal bir alandır. İki havuz içinde sazan balıkları ve etrafında tarihi ibadethanelerin oluşturduğu kutsal alan her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. İnanç doğrultusunda balıkların yenilmesi yasak olup insanlar tarafından yem atılarak beslenen balıklar, Hz.İbrahîm’in birer hatırası olarak kabul edilir. Hikayenin kötü karekteri olan Nemrut’un isim kökeni İbranice olan ‘’Nimrod’’ kelimesinden türemiştir ve ‘’marad, isyan etmek’’ anlamına gelmektedir. Nemrut kelimesi tam anlamiyla ‘’isyan edeceğiz.’’ şeklinde kullanılmaktadır.. Birçok kişinin hikayede geçen karekterleri günümüzdeki Nemrut dağında bulunan heykellerle karıştırması tamamen bir bilgi sapmasıdır. Oradaki heykellerin bu hikâye ve karakterlerle hiçbir alakası yoktur, sadece bir isim benzerliğidir. Gölün bulunduğu yerin hemen yanı başında Hz.İbrahîm’in doğduğuna inanılan mağaraya ve bu mağaranın hemen önüne yapılan camiye birçok Müslüman tarafından bayram gibi kutsal günlerde ziyaret edilerek, şifalar dilenir ve dualar okunur. Sadece inanç turizmine değil aynı zamanda şehir ve bölge turizmine de büyük bir katkı sağlamaktadır. İnsanlar, güneydoğu tur programlarını incelerken hemen hemen herkesin ilk baktığı yerlerden bir tanesidir Balıklıgöl. Bir cazibe merkezi olan Balıklıgöl aynı zamanda Şanlıurfa merkezindeki en yeşil alan olma özelliğini de taşımaktadır. Sizde o bölgeye bir tur programı planlıyorsanız ve içinde Balıklıgöl varsa, listenize Göbeklitepe, Sıra gecesi ve Şanlıurfa’nın yöresel lezzetlerini de eklemeyi unutmayınız. Bu hatırlatmayı da yaptıktan sonra şimdi asıl konumuz olan Balıklıgöl’ün hikayesini hep birlikte hatırlayalım.

Şanlıurfa Kalesi

Nemrut, Babil kralı olarak ilk başlarda halkına yardım eden ve iyi niyetli bir kraldır. Halk tarafından çok sevilir. Günler geçer ve nemrut değişmeye başlar. İlk başlarda tanrılara adak adayan kral, kendisini tanrılarla bir tutmaya başlar. Tanrılar meclisi dediğimiz panteona kendi heykelini de yapıp koyar. Halka kendisine tapılmasını ister iyi kralın yerini gaddar ve böbürlenen bir kişilik yerini alır. Bir gün rüyasında gökten gelen bir ışığın kendisini tepe taklak ettiğini görür. Tapınaktan kâhinleri çağırır ve rüyasının yorumlanmasını ister. Kâhinler yeni doğacak olan bir erkek çocuğun krallığına son vereceğini ve kendisini öldüreceğini söylerler. Bunun üzerine Nemrut yeni doğan erkek çocukların hepsinin öldürülmesi emrini verir. Bu emirle yeni doğan çocukların hepsi katledilir. Başyardımcısı Azer‘in de eşi hamiledir. Azer’in eşi kocasına ben doğum yapınca sana erkek ya da kız olduğunu söylerim, sende ona göre gerekeni yaparsın ki krala karşı mahcup olmamak için der. Şuan ki Balıklı Göl’ün yanında bulunan mağarada doğum yapar ve erkek olunca Hz. İbrahim’i orada bırakır ve eşine kız doğurduğunu söyler. Fırsat buldukça İbrahim’i emzirmeye gider ve İbrahim’in parmağını emdiğini görür. İbrahim büyür 17 yaşına gelir ve sürekli tapınak keşişlerine bir gün bu putların hepsini parçalayacağını söyler. Keşişler İbrahim’i tapınaktan uzaklaştırırlar ve bayram günleri kapıları kilitlerler. Yine bir şenlik günü kapıları kitler giderler keşişler, İbrahim eline aldığı çekiçle tüm putları kırar. Tapınağa gelen keşişler gördükleri manzara karşısında dehşete düşerler. Hemen kral Nemrut’a haber verirler. Nemrut suçlunun bulunması için emir verir. Keşişler İbrahim’in sözlerini Nemrut’a söylerler. İbrahim’i huzuruna çağıran kral neden bunu yaptığını sorar, İbrahim’in cevabı tek tanrı vardır putlardan medet umulmaması gerektiğini krala söyler. Duyduklarına sinirlenen kral, İbrahim’e tanrısının kudretini sorar. İbrahim’in cevabı şu olur; “etrafına bakman yeterli olur” der. Bu cevapla tatmin olmayan kral, kendisini tanrıyla kıyaslamaya devam eder. İbrahim krala şu soruyu sorar; ’sen güneşi batıdan-doğuya doğdurabilir misin?’’ . Bu soru karşısında hiddetlenen kral, İbrahim’i cezalandırmaya karar verir ve şehirdeki bütün odunların günümüzdeki balıklı gölün olduğu yere yığılmasını ister. Kralın emrini yerine getiren askerler, adeta bir odun kulesi oluştururlar. Nemrut İbrahim’e dönerek; ‘’hadi o güvendiğin tanrın seni kurtarsın. ’der. Bu esnada gizlice Hz. İbrahim’e inanan kralın kızı Zeliha da olan biteni izlemektedir. Ateş yakılır ve İbrahim içine atılır. Allah tarafından ateşe,’’ Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol.’’ Diye emreder. İbrahim ateşe düştüğü gibi ateş suya ve odunlarda balığa dönüşerek orada bir gölet oluşur (Halil-ur Rahman). İbrahim’in ateşe atıldığını gören Zeliha da atlar ve onun düştüğü yerde de bir gölet ve içinde balıklar oluşur ve adına Aynzeliha denilmektedir. Bunu gören Nemrut kahrından perişan olur.

Hz.İbrahim’in doğduğu mağara

Balıklıgöl’ün ortaya çıkma hikâyesi bu şekilde günümüze kadar gelmiştir. Hikâyenin orijinalini Yahudi kutsal kitabı Tevrat’tan biliyoruz. Bu hikâye sadece Yahudiler için değil aynı zamanda tek tanrılı üç din içinde önemli bir yer kaplar. Tevrat’ta geçtiği gibi Kuran-ı Kerim’de de ‘’Bakara’’ süresinde geçer.

  • Hani Rabbi İbrahim’i birtakım kelimelerle denemişti. O da, (istenenleri) tam olarak yerine getirmişti. (O zaman Allah İbrahim’e): “Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım.” dedi. (İbrahim) “Ya soyumdan olanlar?” deyince (Allah:) “Zalimler benim ahdime erişemez.” dedi. (Bakara, 2/124)
  • Hani İbrahim: “Rabbim bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır.” demişti de (Allah: “Sadece inananları değil) inkâr edeni de az bir süre yararlandırır sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o.” demişti. (Bakara, 2/126)
  • “Rabbimiz ikimizi sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tövbemizi kabul et. Şüphesiz Sen tövbeleri kabul eden ve esirgeyensin.” (Bakara, 2/128)
  • Rabbi ona: “Teslim ol.” dediğinde (O:) “Âlemlerin Rabbine teslim oldum.” demişti. (Bakara, 2/131)
  • Yoksa siz Yakup’un ölüm anında orada şahitler miydiniz? O oğullarına: “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediğinde onlar: “Senin ilahına ve ataların İbrahim İsmail ve İshak’ın ilahı olan tek bir ilaha ibadet edeceğiz; bizler ona teslim olduk.” demişlerdi. (Bakara, 2/133)

Bakara süresinden birkaç ayet paylaştık. Sizlerde Bakara süresini okuyarak İslam’da Hz. İbrahim’in başından geçenleri daha iyi anlayabilirsiniz.

Balıklıgöl AynZeliha

Kızılkoyun Nekropolü

Göbekli Tepe

Yorumlar